Share Button

Türkiye’nin 3. Büyük adası olan Çanakkale sınırları içinde yer alan Bozcaada tarihte öncelikle stratejik konumuyla dikkat çeker. Yunan askerleri Troya savaşı sırasında Bozcaada’da yer alan aulis limanını üs olarak kullanmışlardır. Truva (illion) Dünya’ daki en ünlü arkeoloji kentlerinden biridir. Truva’ dan çıkarılan eserlerin çoğu, Alman arkeolog  Heinrich Schliemann tarafından Berlin arkeoloji müzesine bağışlanmıştır. Sonrasında 2. Dünya savaşı sırasında Ruslar tarafından Moskova’ya götürülmüştür. Geriye kalan kısmı ise İstanbul arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.

bozcaada gezi

     Bozcaada’ ya ulaşım seçeneği oldukça fazladır.

Öncelikle arabalı vapurla bir çok yerden seyahat etme imkanına sahipsiniz.

Karadan Ulaşımda ise;

  •  İstanbul- Bozcaada 400 km.
  • Ankara- Bozcaada 710 km.
  •  İzmir- Bozcaada 280 km.
  • Çanakkale – Bozcaada 60 km. sürmektedir.

Bozcaada’ya bir çok otobüs firması sefer düzenlemekte. İstenildiği takdirde kolaylıkla bu firmaların otobüsleriyle seyahat edebilirsiniz.

Uçakla seyahat etmek isteyenler için en yakın havaalanı Çanakkale’de bulunmaktadır. Havaalanı Bozcaada’ya yaklaşık 56 km uzaklıktadır.

Bozcaada; sokaklarıyla, plajlarıyla, tarihiyle seyahatçilerin ilgi odağı olmayı hak ediyor. Ve görenleri büyülüyor.

Öncelikle Tarih severlere önereceğim birkaç yer var.

Kendini Bozcaada eserlerine adamış M. Hakan Gürüney’in açtığı müzeyi ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

 Müzede Osmanlı zamanından kalma objeler,

Savaştan kalan yabancı askerlerin belgeleri ve eşyaları,

Kaptanların, denizcilerin ve süngercilerin objeleri , hikayeleri,

Bozcaadalı esnafların canlandırma köşeleri

Eski Bozcaada’ya ait fotoğraflar yer almaktadır. Anlayacağınız bu müzeye girdiğiniz anda eski Bozcaada’yı içlerinizde hissedecek gezdiğini bu adaya tekrar hayran olacaksınız.

Bir başka ziyaret etmeniz gereken yer ise Bozcaada Kalesi;

Kim tarafından yaptırıldığı bilinmeyen bu kale daha adaya ayak basmadan ilk dikkat edeceğiniz ve hayran kalacağınız yerdir. Bugün kü halini 2. Mehmet restore ederek vermiştir.

Kalede bir etnografya müzesi ve açık hava müzesi mevcuttur. Bu müzelere halkın desteği olmuştur.

Bozcaada Kalesi

1700 lü yıllarda inşa edildiği sanılan Alaybey camii görülmeden geçilmemesi gereken bir yerdir. İbadete açık olan bu camii küçük ama iç mimarisiyle dikkat çeken bir camiidir. Camiinin içerisinde Osmanlı sadrazamlarından Halil Hamit paşanın mezarı bulunmaktadır.

Meryem ana kilisesi Pazar günleri hariç ziyarete kapalı bir kilisedir. Kilisenin kapısında bulunan 1869 tarihi kilisenin yapılış tarihi olduğunu gösteriyor. Kilise çanı yıpranma sebebiyle yer yer parçalar düşürmüştür sonrasında 2006 yılında restore edilip adanın eski havasına dönmesi sağlanmıştır.

Bozcaada Kilisesi

Şu anda yalnızca iki tane kalmış olan yel değirmenleri bir zamanlar mutlu an fotoğraflarında kalmış.

Adanın simgelerinden birine dönüşen polente feneri ise sizi manzarasıyla büyüleyecek. Mutlaka orada oturup gün batımını izlemelisiniz.

bozcaada-yel-degirmenleri

Bu adanın tarihi yerlerinin yanı sıra plajları, sokakları, bağ evleri sizi kendisine çeker. Her adımda kendisine hayran bırakır. Dar sokaklarıyla küçük ve huzur dolu rum evleriyle şehir stresinin buraya hiç uğramadığını hissedebilirsiniz.

     Bozcaada’ da kalınabilecek birkaç yer de önerebilirim.

Merkezde bir yer istenildiği takdirde armagrandi otel benim favorim eski şarap fabrikasının restore edilerek oluşturulan otel yaz aylarında sığınılacak en serin yer olabilir. Otel yalnızca konaklama yaptırmıyor aynı zamanda otelin alt katında bulunan sergi salonu Bozcaadanın güzelliklerini tanıtıyor.

Aynı zamanda Salih bey konağı bir geçmişin bulunduğu otel. Adanın eski ailelerinden Ataol ailesi dedelerine ait olan bu konağı düzenleyip turizme açmışlarıdır. Osmanlı tarzı döşemeleriyle dikkat çeken konak oldukça hoş bir yerdir.

Merkez dışı oteller tercih etmek isteyenler için ise Ada bacchus otel her türlü imkanı ve güzelliği sunuyor. Bu otel tepede yer alıyor ve denizin manzarasını ayaklarınızın altına seriyor. Mavi ve yeşil bir bütün halinde bulunuyor. Ayırmak imkansız. Mimarisi de mevkisi kadar dikkat çekici olan otel bağ evi tarzından oluşmuştur. Ve eminim tatil severleri çağırıyor.

Adada bolca restaurant, cafe , çay bahçeleri bulunuyor. Özellikle balık ürünlerinin çok fazla yenildiği bu adada, adanın simgesi olan şarapta bolca tüketiliyor.

Yolunuz Çanakkale’ye düşecek olursa eğer mutlaka adaya uğrayıp derin bir nefes alın huzuru ve mutluluğu içinize doldurup öyle ayrılın derim. İyi gezmeler..

Share Button