Share Button

Yaza tam olarak girmediğimiz şu vakitlerde size tarihi bir yer tavsiye etmek istiyorum. M.Ö. 7500 yıl önceye dayanan Diyarbakır’ı gezmenin tam zamanı. Çünkü hem yazın deniz kenarı tatillerden böyle yerlere pek sıra gelmiyor. Ayrıca yazın 55 dereceyi gören Diyarbakır’da gezmek epeyce zor olacaktır. Bu nedenle baharda havalar yeni ısınırken bu tarihi kenti doya doya gezmek çok zevkli olacaktır. Hem de ağır ama çok lezzetli yemekleri sıcak havalarda yemek alışık olmayan insanları kötü etkileyebilir. Diyarbakır’a gidip mutfağını tatmadan da olmayacağı için gitmek ve gezmek için çok iyi bir zaman.

Hadi! Diyarbakır’ı keşfe çıkalım. Binlerce yıllık tarihe sahip Diyarbakır Arap, Kürt, Türk, Ermeni, Zaza, Süryani, Yahudi birçok halkı topraklarında barındırdığı için zengin bir tarihe sahiptir. Tarihi eserlerinden tutun, yemeklerine kadar yelpazesi oldukça zengindir. Güzel bir plan ve programla sindire sindire Diyarbakır’ı gezebiliriz.

diyarbakir-hasan-pasa-hani

Geçmişte Mezopotamya ve Anadolu kavşağında yer alan İpek Yolu’nun geçişini sağlayan Diyarbakır’ın Kervansarayları ve Hanları oldukça meşhur. Deliler Hanı, Hasan Paşa Hanı, Çifte Han, Yeni Han önerdiğimiz hanlar arasında. Restore edilip otele çevrilen Kervansaray ’da konaklayıp sabaha kadar buradan geçen dervişleri, âlimleri, zalimleri, cellatları hayal ederek uyuyabilirsiniz. Diyarbakır’a gidip Diyarbakır Kalesini, türkülere konu olmuş tarihi Malabadi Köprüsü’nü görmeden olmaz.

diyarbakır kalesimalabadi köprüsü

İslam dünyasının Harem-i Şerif kabul edilen Ulu cami Melih Şah zamanında yapılmış hala tüm ihtişamı ile ziyaretçilerini ağırlamakta. Behram Paşa cami çok süslü minberi ile tam bir sanat eseri. “Minareyi çalan kılıfını hazırlar sözünün” çıktığı yer kabul edilecek Safa cami uzunca bir zaman minaresi kılıf içinde muhafaza edilmiştir. Yanı sıra daha birçok ünlü cami ve medrese vardır. Bunlar Süleyman cami, Şeyh Mutahhar cami, Nasuh Paşa cami ve Latifiye Medresesi, Mesudiye Medresesi vardır. Bu kadar çok medeniyet ’in gelip geçtiği topraklarda dini mabetler sadece camilerle sınırlı değil tabi ki. Kiliseler de oldukça fazla. Hatta Meryem Ana Kilisesi orada bulunan Süryaniler tarafından aktif olarak kullanılmakta. Mar PetyumKeldani Kilisesi, Sarp Giragos Ermeni Kilisesi de bulunmakta.

meryem ana kilisesi diyarbakırulu cami diyarbakır

Diyarbakır’ın tarihe ışık tutan tarafsız şahitleri, Diyarbakır Müzesi, Ziya Gökalp Müzesi, Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ahmet Arif Müzesi Gidilip görülmesi gereken önemli müzelerinden. Ayrıca tarihi müze niteliğinde olan Atatürk Köşkü, Diyarbakır Kalesi ve Çin Setinden sonra en uzun surlara sahip Diyarbakır Surları da mutlaka gezi notlarınızda yer alması gereken tarihi mekânlar.

8 bin yıldır Diyar Bakır’ın yaşam kaynağı olan Hevsel Bahçesi görülmeye değer şahane bir yer. Diyarbakır’ın kalbi burada atıyor. Taşlarla bezeli Diyarbakır’ın yeşil cenneti.Halkın besin ihtiyacı buradan karşılanıyor.

Diyarbakır’ı görüp çarşılarını gezmemek olmaz. Otantik tarih kokan o güzel çarşılarında muhakkak gezin. Özellikle Ulu Cami’nin hemen arkasında yer alan Sipahiler Çarşısı görülmeye değer. Köylü kadınların yaptığı hasırlardan Diyarbakır hatırası olarak satın alın. Gümüş işlemeler, kiniş gerdanlıklar, hasır bileziklerden gözlerinizi alamayacaksınız.

Sıra geldi Diyarbakır mutfağına.  Mutfağın ana malzemeleri, koyun eti ve baharatlar ( sumak, karabiber ve kişniş ) Muhteşem lezzetli sofrasına muhakkak oturun. Kaburga dolması, saç kavurma, lebeni (yoğurt çorbası), keşkek, meftune, kibemunbar, Nuriye tatlısı, fıstıklı Diyarbakır kadayıfı daha sayamadığımız bin türlü yemek. Bu lezzetlerin hepsinin iyi kötü tadına bakmak için en az bir hafta orada konaklamak lazım. Birde unutmadan devasa büyüklükte, bal gibi tatlı Diyarbakır karpuzunu da unutmamak lazım.

diyarbakır kadayıfı

Kenti terk etmeden önce sabah erkenden kalkın, köylü kadınlarının pişirdiği köy çöreği ile otlu peynir ve örgü peynirini yiyip şehre öyle veda edin.

Share Button