Share Button

Amasrayı gezip görmek isteyenler için Amasra’nın tarihi yapıtları, kültürel varlıkları, doğal güzellikleri, gezilecek ve denize girilebilecek yerleri hakkında özetle Amasra gezisi yapmak isteyenlerin için rehber olabilecek bilgiler yer almaktadır

Amasra Bartın iline bağlı Kuzey Batı Karadeniz’de yer alan Küre dağlarının eteklerine kurulmuş deniz kenarında iki limana sahip bir şehirdir.

Amasra tarihi, doğası, denizi ve kültürel zenginliği ile gezip görenleri kendine hayran bırakır. Geçmişi çok eskiye dayanır. M.Ö 12. yüzyılda Fenikeliler tarafından kurulmuş  daha sonra 13. yüzyılda Cenevizliler tarafından ele geçirilmiştir. Amasra bugünkü ismini M.Ö 3. yüzyılda bu kasabayı yöneten kadın lider Kraliçe Amastris’den almıştır.

Karadeniz’de Yeşil ve Mavi Bir Cennet Çeşm-i Cihan AMASRA

Bartın iline bağlı 17 km uzaklıkta bulunan Amasra ve çevresi 3000 yıllık geçmişi, kültürel değerleri, folklorik özellikleri ve doğal güzellikleri ile Batı Karadeniz’in turistik bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Amasra’nın merkezi yarımada ve bu iki yarımadanın etrafını çevreleyen iki koydan oluşmuştur.

Amasra Merkez

Amasra’da neler yapılabilir? Gezilecek yerleri nerelerdir?

Deniz keyfi

Öncelikle denize girmek isterseniz Amasra ve çevresinde çok güzel plajlar bulunmaktadır. Bu plajlarda deniz ve kumun keyfini çıkarabilirsiniz.

Amasra Kumsal Deniz

Amasra’da nerede denize girilir?

Amasra’da deniz çabuk derinleşir. Bu nedenle iyi yüzme bilmiyorsanız dikkat etmelisiniz. Deniz sezonu 3 ay gibi kısa sürede sona erer.

Şehrin merkezindeki Amasra Büyük Liman Belediye  Plajı
Direkli Kaya olarak bilinen Cenevizlilerden kalma bir fener kalıntısı olan  mendireğin başından da denize girilebilir.

Eğer havanın güzel ve aracınız varsa şehrin merkezi dışında Amasra’da denize girmek için Çakraz, İnkum ve Bozkoy tercih edilebilir.

Çakraz: Şehir merkezinin dışında denize girmek isteyenler içinde çeşitli koylar bulunmaktadır. Bunlardan altın renginden kumsala sahip Turistik tesislerin bulunduğu Çakraz köyünün yakınında bulunan sahil ünlüdür. Yaz aylarında bu sahilde çok kalabalık olmaktadır.
İnkum: Bartın üzerinden gidilen İnkum Amasra’ya 30 km uzaklıkta yemyeşil  çam ormanları ile kaplı bir dağın eteğinde 3 km kum kıyı şeridi ve masmavi pırıl pırıl bir denize sahip gördüğünüzde gözlerinizi alamayacağınız bir yerdir.

Çekiciler (Tahtacılar) Çarşısı:

Denizin keyfini çıkardıktan sonra Meşhur Çekiciler (Tahtacılar) Çarşısını gezmelisiniz. Bu çarşıda çoğunlukla ahşaptan yapılan gemi maketleri, şimşir kaşıklar, tahta oymalı aynalar, isim yazılı maskotlar, takılar ve yöre halkının  meşhur el işi örtüsü olan tel kırma hediyelik eşya ürünleri ev yapımı reçelleri kadar pek çok hediyelik eşyayı bulmanız mümkündür.

Kadınlar Pazarı (Galla Pazarı): Eğer Amasra’ya Salı veya Cuma günü giderseniz 200 yıldır devam eden bu pazarı gezmenizi öneririz. Yöresel ürünlerin satıldığı, kadınların eli işi ürünlerinin yer aldığı Galla Pazarı gezinizi renk katacaktır.

Diğer alternatifler ise küçük tarihi bir yürüyüş veya doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz.

Amasra doğa sevenler için mükemmeldir.

Göldere Şelalesi

Kurucaşile istikametine gidilirse şelaleri ile meşhur dağ yürüyüşleri yapılabilir. Amasra Kurcaşile yolunda bulunan Gölderesi Şelalesine özel aracınızla yolculuk yaklaşık 1,5 saat sürmektedir. Çakraz köyü de yine şelalerin bulunduğu ve dağ yürüyüşü yapmak için uygun bir alandır.

Tekne Turuna katılabilirsiniz.

Boztepe’den Amasrayı Kuşbakışı Seyredin

Deniz fenerinde bulunduğu Boztepe’den Amasrayı izlemenin keyfine varın.

Ağlayan Ağaçta Çay Kahve Keyfi 

Ağlayan Ağaç Amasra Boztepe’de bulunmaktadır. Amasra’da güzel bir manzara seyretmek isterseniz. Ağlayan Ağaç bölgesi buraya aracınızla çıkıp Tavşan Adası ve Atatürk Tepesine bakan yamaçta yeşil ve mavinin oluşturduğu manzara eşliğinde hemen dibindeki çay bahçesinde çayınızı içerek tatilin keyfini çıkarabilirsiniz.

Bakacak Mevkii Bakacak Tepesi

Şehrin harika göründüğü ve Fatih Sultan Mehmed Han’ın Amasra’yı ilk gördüğü Bakacak Tepesi’nden şehri Kuşbakışı izleyip manzara karşısında hayran olduğu mevkiidir. Burası şehrin tüm doğal ve tarihi güzelliklerini gözler önüne serer.

Amasra’nın tarihi ve turistik yerleri

Bir çok medeniyete ev sahipliği yapan Amasra Hititlerin hakimiyetinden sonra M.Ö 12 yüzyılda Fenikeliler tarafında kurulan ardından Miletliler, Persler, Pontus dönemi, Romalılar izleyerek daha sonra Cenevizlilerin önemli bir merkezi haline geliyor.

Amasrayı 1461 yılında Trabzon seferi sırasında Osmanlı topraklarına katan padişah Fatih Sultan Mehmet şehre hakim olan Boztepe ye çıkınca derki “Lala lala çeşm-i cihan bu mu ola?”  Alemin göz bebeği burası olsa gerek diyerek şehre zarar vermeden kale komutanından anahtarı isteyerek şehri fetheder.

Amasya Müzesi: Müzede yöreden derlenen arkeolojik ve etnografik eserler sergilenmektedir. Otogarın hemen yanındadır.

Amasra Kalesi: Zindan mahallesinde bulunan Amasra Kalesi Bizans dönemi yapıtıdır. Gene Bizans dönemi yapıtı olan Kemere Köprüsü ile birbirine bağlanan iki ana kütleden oluşur.

Kemere Köprüsü iki kaleyi Amasra Köprüsü ile Sormagir Kalesini birbirine bağlayan tek kemerli Roma köprüsüdür. Amasra’nın görülmesi gereken tarihi eserlerinden biridir.

Sormagir Kalesi: Ana karaya küçük bir köprü ile bağlanmıştır.

Direkli Kaya: Burada limanı aydınlatan bir deniz feneri varmış Bizans dönemine ait bir yapıttır.

Küçük Klise (Şapel): Günümüzde kültür ve sanat evi olarak kullanılan Amasra Kalesi içinde bulunan 9. yüzyılda yapılan eski bir Şapel

Amasra Şapel Klise

Bedesten: Halk tarafından Bedesten olarak bilinen Sahile 1,5 km uzaklıkta Amasra’nın  güneyinde bulunan  M.S 2. yüzyıl dönemi Roma Bazilikasını görebilirsiniz.

Amasra Bedesten

Fatih Cami:  Amasra Kalesi içinde 9. yüzyılda yapılmış Bizans kilisesidir. Amasra’nın 1460 yılında fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye çevrilmiştir.

Kuşkayası Yol Anıtı: Amasra’ya girerken yol üzerinde görebileceğiniz. M.S. 41-54 yıllarında Roma imparatoru anısına  yapılmış olan bir anıt bulunur. Bu anıta halk Kuşkayası demektedir. Ahşap merdivenler ile yukarı çıkınca kayalara oyulmuş imparator olduğu düşünülen zırhını giymiş başsız bir asker figürü ve yine yanında baş kısmı zedelenmiş kartal betimlemesi ile karşılaşırsınız. Bartın-Amasra karayolu üzerinde Amasra’ya 4 km. uzaklıktadır. Yol üzerinde dinlenmek için tasarlanmış çeşmesi de bulunuyor. Çeşmesi halen akan Asker Suyu olarak bilinen şehre girerken bir soluk alıp dinlenmek için durulan bir yol anıtıdır.

Amastris’in Havuzu: Kayaların içi oyularak yapılmış Kraliçe Amastris’in deniz hamamıdır.

Ethem Ağa Konağı: (1889): Tescilli bir eski eser olan konak Karadağ’dan Amasra’ya gelen madenci Ethem Ağa tarafından yaptırılmıştır. Küçük liman kıyısına bulunur.

Amasra’nın çok güzel yöresel yemekleri bulunur. Özellikle mevsimine göre balık ve salata yemenizi öneririz.

Özetle söylemek gerekirse Amasra’da çok güzel bir gün geçirebileceğiniz ve unutamayacağınız masal gibi bir şehirdir.

Share Button